Kadınlar Neden Çirkin Erkekleri Sever?

20 Mayıs 2009

Erkekler her durumda ‘güzel kadın’ ararken, kadınlar ise kusurlarını ‘yakışıklı olmak’ avantajının arkasına gizlemeyen erkekleri tercih ederler.
Pek çok kadının, hatta çekici kadının, çirkin adamlarla birlikte oldukları hatta bundan memnuniyet duydukları bilinen bir gerçektir. Televizyon dizilerini seyrederken veya alışveriş merkezlerini gezerken mutlaka böyle çiftleri siz de görüyorsunuzdur.

Bunu açıklayan bir sürü teori var. Belki bunların bazılarını siz de bir yerlerde okumuşsunuzdur. Bunlardan en önemlisi, yakışıklı ve seksi erkeklerin ‘göze’ hitap etmekle birlikte, yakışıklı ve uzun boylu oluşlarını ‘diğer eksiklerini kamufle etmek için’ kullandıkları da bir gerçektir.

Yani yakışıklı bir erkek, kadınlara karşı nazik, cömert ve anlayışlı olmak konusunda diğer erkeklerden daha geridedir. Kadınlar da bunu hemen farkeder.

Kuralın istisnası da var tabii. Lise çağlarında erkekler henüz kadınlar hakkında ince numaralar öğrenmemiş haldeyken, yakışıklı olmanın avantajlarını kullanmayı da bilmiyor olurlar. Hem kibar hem de yakışıklı bir erkek, liseli toy oğlanlar arasından çıkar ama yaşları ilerledikçe onlar da oyunun kurallarını öğreneceklerdir. Kendilerine güvenlerini kazandıkça, kadınlara hoyrat ve kaba davranmayı da öğrenirler çünkü yakışıklı olmanın onlara verdiği avantajı farketmişlerdir.
Biraz genelleme olsa da bu ifade doğrudur ve kadınlar için de geçerlidir. Güzel bir kadın olgunlaştıkça fiziksel avantajlarını kullanmayı da öğrenir. Ama bu noktada kadınlarla erkekleri ayıran önemli bir hususun altını çizmemiz gerekiyor: Birlikte olacakları kişiyi seçerken erkekler ‘gözlerine’ güvenirken kadınlar ‘hislerine’ güvenmeyi tercih ederler.
Gençliğin tek adresi
Sonuçta erkekler her durumda ‘güzel kadın’ ararken, kadınlar ise kusurlarını ‘yakışıklı olmak’ avantajının arkasına gizlemeyen erkekleri tercih ederler.

İnsanların olgunlaşması zaman alan bir süreç. Kadın ve erkeğin gençlikten yetişkinliğe geçen süreçte duygusal ve sosyal anlamda olgunlaşmaları farklı hızlarda seyrediyor.

Kadınların da erkeklerin de ‘karşı cinste ne aradığını’ gerçekten farketmeleri ancak 30’lu yaşlarda gerçekleşiyor. Eğer 30’lu yaşlarını süren akıllı ve olgun bir kadının niçin yakışıklı erkekleri değil de çirkin erkekleri seçtiğini merak ediyorsanız, kadının zekasını takdir etmekle işe başlayabilirsiniz. Emin olun bu taktik sizin işinize yarayacaktır. Yakışıklı bir erkek olsanız da olmasanız da…

En İlginç İntihar Girişimi

20 Mayıs 2009

1998′de bir Fransız oldukça karmaşık bi intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip
bağladı,
ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe
verdi.
Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti,
böylece adam suya düştügünde asılı kalmadı.
Soguk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı
aynı zamanda onu şoka sokarak yuttugu zehri kusmasını sagladı.
Sudan bi balıkçı tarafından çıkarılıp hastahaneye götürülen adam
orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü…

Elbise

20 Mayıs 2009

AMERİKALI psikoterapi uzmanı Dr. Jane Greer, soyunma biçimiyle insanın kişiliği arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu belirtti. Dr. Greer, insanların “altı ayrı biçimde” elbise çıkardıklarını belirterek şunaları söyledi:

1- DOST CANLISI Elbiseleriniz çıkarıp her yere atıyorsanız “dost canlısı”birisiniz. Başkaları sizin dağınık ve pasaklı olduğunuzu düşünebilir.Ama gerçekte, başkalarına fazla aldırmama yolunu tercih ediyorsunuz.

2- GÜVENİLİR BİRİ Giysilerinizi çıkarıp hemen derli toplu olarak yerlerine koyuyorsunuz.Çıkardığınız her şeyin konacağı bir yer var. Bu tür insanlar,yaşamın sorunlarını çözmenin en iyi yolunun “hiç sorun yaratmamak”olduğunu düşünüyorlar. Güvenilir birisiniz ve çevreye dikkat vermeyi biliyorsunuz.

3-DERİN DÜŞÜNEN Gömleğinizi çıkardınız ve bir süre yarı çıplak evde dolaşıyorsunuz. Pantolon çıkarmanız 10 ya da 15 dakika sonra geliyor.Zaman sizin için çok fazla önemli değil. Boş zamanları ve derin konuları düşünmeyi seviyorsunuz. Ama aceleye gelemiyorsunuz.

4-TUTKULU VE NEŞELİ Giysilerinizi “süper bir hızla” çıkarıyorsunuz. Bu tür insanlar, genelde stresli oluyor. Ancak aynı kişiler tutkulu ve neşeli de olabiliyor.

5- ROMANTİKLER Saatinizi, kolyenizi ve bileziğinizi her şeyden önce çıkarıyorsunuz. Duygu yüklüsünüz, romantiksiniz, düşüncelisiniz ve iyi arkadaşlıklar kurabiliyorsunuz.

6- MACERACILAR Elbise çıkarırken belli bir rutini izlemiyorsunuz. Ya da her gün farklı bir yöntemidenemekten hoşlanıyorsunuz. Bu kişiler “oldukça maceracı” ve risk alabiliyorlar.Sosyal ortamlara iyi uyum sağlıyorlar,farklı aktivitelerden zevk duyuyrolar..

Çin’de Dünyanın İlk Kadın Kenti Kuruluyor

20 Mayıs 2009

Çin’de A’dan Z’ye kadınların egemen olacakları, dünyanın ilk “kadın kenti” kuruluyor.

Ananova internet sitesindeki habere göre, Çongking Morning News Gazetesi, Çongking’in 2,3 kilometrekarelik Şuangkiao bölgesinin “kadın kenti”ne dönüştürüleceğini yazdı.

Girişlerine “Bir kadın asla hata yapmaz. Bir erkek, bir kadının ricasını asla geri çevirmez” yazılacak olan kentin inşasının 2 yıl süreceği bildirildi.

Erkeklerin nelerle ne biçimde cezalandırılacağının da bulunacağı bir kent yasasının hazırlanmakta olduğu, erkeklere bir restoranda bulaşıkları yıkamaktan, kıymıklı tahta üzerinde diz çökmek gibi türlü cezalar verilebileceği kaydedildi….

Bu Mouse Ve Klavyeyi Yıkayabilirsiniz

20 Mayıs 2009

Doktorlar ve sağlık uzmanlarınca ofislerdeki en kirli araçlar arasında gösterilen mouse ve klavyeler artık yıkanabilecek.

ABD merkezli sağlık ürünleri firması Seal Shield tarafından geliştirilen ‘Silver Surf’ adlı klavye ve mouse, bulaşık makinesinde yıkanabiliyor.

Doktorlar ve sağlık uzmanlarınca ofislerdeki en kirli araçlar arasında gösterilen klavye ve mouse’un, bulaşıcı hastalıkların yayılmasında önemli etkenler arasında yeraldığını vurgulayan şirket yetkilileri, yeni ürünleri sayesinde bilgisayar başında çalışan kişilerin hijyenlerini maksimum ölçüde sağlayabileceğini söylüyor.

Herhangi bir kablo bağlantısı bulunmayan klavye ve mouse, bulaşık makinesinde ya da sıcak suda yıkandığında kuruması için bir süre bekletiliyor.

Cihazların kesinlikle elektronik aksamlarına su geçirmediğini kaydeden şirket yetkilileri, yıkanabilir televizyon kumandası da ürettiklerini belirtiyor…

Evinden 3500 Yılan Çıktı

20 Mayıs 2009

Köylü kadın, evde iki tane kobra görünce yılanları yakalaması için bir avcı çağırdı ama olayın gerisi korku filmi gibi gelişti.
Bangladeş’in köyünde yaşayan yaşlı bir kadın evinde iki tane kobra yılanı buldu. O anda paniğe kapılan kadın yılanları yakalaması için evine bir yılan avcısı çağırdı. Fakat yılanları gördüğünde korkudan kanı donan kadının başına gelen sadece bununla da sınırlı kalmadı. Çünkü evden irili ufaklı tam 3500 yılan çktı.

Yılanları öldürmek için eve gelen Dudu Miah isimli yılan avcısı, yılanları öldürmek için geldiği yaşlı kadının evinde 3 bine yakın yılan yumurtası ve küçük yılanla karşılaştı.

Şaşkınlıktan deliye dönen Dudu Miah, Narayanganj şehrindeki bir yerel gazeteye verdiği demeçte komşu evle birlikte iki evde toplam 3500′e yakın yılan ve yılan yumurtası bulduğunu belirtti.

Yılanların genellikle evlerin temelindeki toprağın altında olduğunu ve toprağı didik didik kazdığını da söyleyen Miah, çevredeki diğer evlerin altını da araştıracağını belirtti.

Başkent Dakka’nın hemen yanında bulunan Narayanganj halkı alarmda. Korkudan evlerine bile giremeyen ilçe halkı kabus günler yaşıyor..

Hapşu’nun Manası:)

20 Mayıs 2009

Hapşu´nun manası

“Hapşuuu!..Çok Yaşa”

“Çok yaşa”, “İyi ve uzun yaşa”, “Sağlıklı yaşa”,”God bless you”, “Gesundheit” ve diğerleri… Dünyanın her yerinde hapşıran insana söylenen bazı sözcükler. Eski insanlar nefesin veya soluğun ruh olduğuna veya yaşamın özü olduğuna inanırlardı. Tanrı insanı yarattığında soluğunu insanlara üflemişti ve o soluk bedende bulunduğu sürece yaşam sürüyordu. Bu inancın doğrultusunda hapşırınca nefesin durması veya o kasılma hareketinin sonucunda soluğun dışarıya kaçıp gideceğinden korkuluyordu. Bir başka Roma kaynağında ise hapşırma sırasında beyinde oluşan vakumun, içeriye kötü ruhların girmesine neden olacağına veya fırsat vereceğine inanıldığına raslanıyor. Roma´da hapşırmadan çok korkulur ve salgın hastalıkların ortaya çıkacağı düşünülürdü. Daha sonralarda Papa Büyük Gregory döneminde Roma´yı kasıp kavuran veba salgını sayısız insanın canına maloldu ve Papa Gregory ilk kez hapşıran insanlara karşı “God bless you/ Tanrı sizi kutsasın” sözcüğünü kullandı. Sonrası malum..

Bu Mouse Ve Klavyeyi Yıkayabilirsiniz

20 Mayıs 2009

Doktorlar ve sağlık uzmanlarınca ofislerdeki en kirli araçlar arasında gösterilen mouse ve klavyeler artık yıkanabilecek.

ABD merkezli sağlık ürünleri firması Seal Shield tarafından geliştirilen ‘Silver Surf’ adlı klavye ve mouse, bulaşık makinesinde yıkanabiliyor.

Doktorlar ve sağlık uzmanlarınca ofislerdeki en kirli araçlar arasında gösterilen klavye ve mouse’un, bulaşıcı hastalıkların yayılmasında önemli etkenler arasında yeraldığını vurgulayan şirket yetkilileri, yeni ürünleri sayesinde bilgisayar başında çalışan kişilerin hijyenlerini maksimum ölçüde sağlayabileceğini söylüyor.

Herhangi bir kablo bağlantısı bulunmayan klavye ve mouse, bulaşık makinesinde ya da sıcak suda yıkandığında kuruması için bir süre bekletiliyor.

Cihazların kesinlikle elektronik aksamlarına su geçirmediğini kaydeden şirket yetkilileri, yıkanabilir televizyon kumandası da ürettiklerini belirtiyor…

Bebeklerde Yalan Söyler

20 Mayıs 2009

Sadece büyükler mi yalan söyler? Tabi ki hayır. Siz şu bebeklere bir bakın…

Masumiyetin sembolü bebekler aslında hiç de o kadar masum değilmiş. Çoğu annenin farkettiği ama bebeklerine konduramadığı “numara yapıyor” durumu bilimsel bir araştırmayla ortaya çıktı.

İngiltere’de yapılan bilimsel bir araştırmaya göre bebekler 6′ıncı aydan itibaren yalan söylüyor hatta hile bile yapıyor. Portsmouth Üniversitesi’nin 50 bebek ve ailleri üzerinde yaptığı çalışmada davranış uzmanları, bebeklerin 6′ıncı aydanitibaren “yalan söylediğini” ve “numara yaptıklarını” ortaya çıkardı. Daha önceleri, bebeklerde böylesi bir durumun 4 yaşından önce olamayacağı varsaylıyordu. ..

Eğer Google Siyah Olsaydı

20 Mayıs 2009

Eğer Google siyah olsaydı yılda 3000 Megawatt elektrik tasarrufu olacakmış.Beyaz olan bir ekran yaklaşık olarak 74 watt elektrik tüketiyormuş.

Siyah bir ekransa yaklaşık olarak 59 watt. Google, günde yaklaşık olarak 200 milyon ziyaretçi alıyor. Her ziyaretçinin ortalama 10 saniye arama süresi olsa; Google, günde 550.000 saat görüntüleniyor.
Eğer sayfa siyah olsaydı toplamda 15 watt’lık bir kazancımız olacaktı. bu da dünya çapında 8.3 megawatt/saat lik bir enerji kazanımı demekti ya da yılda 3000 megawatt/saat. Sitede yapılan birkaç kod değişikliği ile yılda 300.000$ lık enerji tasarrufu olurdu…