İşte 19 fakülteye atanan dekanlar

21 Mayıs 2009

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 19 fakülteye dekan atadı. Dekan ataması yapılan fakülteler şunlar:
YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, Kurulun dün yapılan toplantısında,Avrupa Eğitim Vakfının kurmak istediği üniversiteye ilişkin sunum yapıldığı belirtildi.

Toplantıda ayrıca 19 fakülteye dekan atamasının gerçekleştirildiği bildirildi.

Dekan ataması yapılan fakülteler şunlar:

-Akdeniz Üniversitesi Alanya İşletme Fakültesine Prof. Dr. İbrahim Güngör

-Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesine Prof. Dr. Ayşe Gönül Akçamete

-Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesine Prof. Dr. Mustafa Atasever

-Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biga İİBF’ye Prof. Dr. A. Kazım Kirtiş

-Çanakkale 18 Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesine Prof. Dr. İbrahimHatiboğlu

-Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Derviş Yılmaz

-Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Adil Kılıç

-Gaziantep Üniversitesi Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Tokay Gedikoğlu

-İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Ünsal Özge

-İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesine Prof. Dr. Baki Akkuş

-Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Prof.Dr. Semih Çağlar

-Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İİBF’ye Prof. Dr. Ahmet Hamdi Aydın

-Kırklareli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesine Prof. Dr. İsmail Ekmekçi-

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Prof. Dr. Nazan Erkmen

-Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Ayla Sevim Erol

-Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Prof. Dr. Hacı İbrahim Ekiz-Mimar Sinan Güzel Sanatlar Mimarlık Fakültesine Prof. Dr. Güzin Konuk

-Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Şemsettin Osmanoğlu

-Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesine Prof. Dr. Doğan Şenyüz

Açıklamada, YÖK Genel Kurulu toplantısında, Eğitim, Kadro, Vakıf Üniversiteleri Koordinasyon ve Diploma Denklik Komisyonlarının raporlarının görüşüldüğü belirtilerek, bir sonraki toplantının 21 Mayıs 2009 tarihinde yapılacağı bildirildi….

Yeni ÖSS sisteminin ayrıntıları

21 Mayıs 2009

Üniversite adaylarının merakla beklediği değişikliklerle ilgili konuşan Prof. Dr. Yarımağan, adayların ders düzeyinde bilgilerinin ölçüleceğini söyledi.
Yüksek Öğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2010′dan itibaren uygulanacak sınav sistemine ilişkin hedeflerinin, üniversite adaylarının ders düzeyinde bilgilerini ölçmek olduğunu bildirdi.

Yarımağan, İstanbul Arel Üniversitesi’nde ”Yeni Sınav Sistemi” konulu seminer verdi.

Üniversiteye giriş sınavının geçmişi hakkında bilgi veren Yarımağan, 1974′ten beri yapılan üniversiteye giriş sınavının 1981′den itibaren iki aşamalı olarak gerçekleştirildiğini, bu sistemin 18 yıl kullanıldıktan sonra 1999′da değiştirildiğini anlattı.

Sistemin tekrar tek aşamalı sınava dönüştürülme nedeninin, iki sınavla elde edilen sonucun tek sınavla da elde edilebileceği düşüncesi olduğunu dile getiren Yarımağan, 1999′dan itibaren uygulanan yeni sınav sisteminin çok olumsuz bir yönüyle karşılaşıldığını, öğrencilerin bu sınav sistemi nedeniyle 9′uncu sınıftan sonra derslere ilgi göstermemeye başladığını ve bunun sonucu üniversiteye yetersiz bilgiyle geldiklerini aktardı.

Yarımağan, 2006′da uygulanmaya başlanan sınav sisteminin de bazı puan türlerinin 120, bazılarının ise 180 soruyu cevaplamayı gerektirmesi nedeniyle olumsuzluk yarattığını ve öğrencilerin bu sistemde bir sınavda 15′e yakın dersle ilgili sorulara cevap vermek zorunda kaldıklarını belirtti.

2010 yılından itibaren uygulanacak sınav sistemine ilişkin hedeflerinin, üniversite adaylarının ders düzeyinde bilgilerini ölçmek olduğunu vurgulayan Yarımağan, ”Bu sistemde öğrenci pek çok soru türünü çözmek zorunda olduğu için süre ayarlama problemi oluyordu. Yeni sınav sisteminde öğrenciye testi verip süreyi kısıtlayacağız. Tek oturumda 10-15 ders yerine sınırlı sayıda dersle ilgili bilgisini ölçmeyi hedefliyoruz. Ayrıca açık uçlu soruların da sorulabileceği bir sistem oluşturmak istiyoruz” diye konuştu.

Yeni sistemin, 2006′dan itibaren uygulanmaya başlanan sınav sisteminin iki aşamalı hali olacağını anlatan Yarımağan, ”2010′dan itibaren iki aşamalı bir sınav sistemi uygulayacağız. Birinci aşama, ‘Yüksek Öğretim Giriş Sınavı (YDS)’ adını alacak ve ÖSS’nin benzeri olacak. İkinci aşamaya ise ‘Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’ adını vereceğiz” dedi.

Yarımağan, yeni sistemin ikinci sınavında sözel, sayısal ve eşit ağırlık puanlarının öğrencilerin tercihli olarak cevaplayacağı 5 adet test sonucu hesaplanacağını, LYS-1 sınavında matematik ve geometri, LYS-2 sınavında fizik, kimya, biyoloji, LYS-3 sınavında Türk dili, edebiyat, coğrafya, LYS-4 sınavında sosyal bilimler ve LYS-5 sınavında yabancı dil sorularının yer alacağını anlattı.

YDS sınavında başarılı olan öğrencilere LYS’de hangi sınavlara girmek istediklerinin sorulacağını belirten Yarımağan, ”Adayların büyük çoğunluğu bu sınavlardan 2’sine girmekle yetinecek. Ama isteyen öğrenciler 5 sınava da girebilecek” dedi…

Hipnozla ÖSS sınavına hazırlıyor!

21 Mayıs 2009

Sınavların biri bitiyor, biri başlıyor… Gençlerin bir de sınav korkusu varsa yandılar… Ama hipnoz uzmanı bu dertten kurtarıyor.
Hipnoz uzmanı Dr. Nihat Uysal, ÖSS, SBS gibi sınavlara hazırlananları hipnoz seanslarıyla sınava hazırlıyor.

Hipnozun insanın beyninde bulunan birçok pencereden birinden içeri girerek çeşitli telkinlerde bulunmak olduğunu belirten Dr. Nihat Uysal, “Bu telkinler sayesinde hayati öneme sahip şeyleri hipnoz olanlara dikte ediyoruz. Yani bu duruma bilinçli bir bilinçsizlik hali diyebiliriz. Kişinin korkularından yavaş yavaş ayrıştığını telkin ediyoruz. Bu korkular sınav korkusu olabilir, heyecan olabilir, yanlış yapacağım kaygısı olabilir. Biz seanslarımızda bu korkuları birer uçan balona koyup uçuruyoruz ve bu balonlar uçtukça kişideki korku, kaygı gibi duygular yavaş yavaş azalıyor” dedi.

TELKİN EDİYOR

Kendisine en çok gençlerin başvurduğunu da dile getiren Nihat Uysal, “Gençlerin gelme sebebi ise SBS, ÖSS, KPSS gibi sınavlara girmeden önce korku ve kaygılarını yok etmek. Biz bu gençlere yaptığımız seanslarda bu sınava binlerce kez girdiklerini söylüyoruz ve hipnozla bu sınavları kendisine tekrar yaşatıyoruz. Sınava girmeden 3-4 seans önce bu telkinleri veriyoruz ki kişi sınava girdiğinde korkuya kapılmasın. Örneğin bu telkinlerimizle öğrencinin soruyu ve doğruyu görme oranını 10′a katlayabiliyoruz. Bu sayede soruyu bütün halde görebiliyor ve doğru cevabı daha kolay bulabiliyor” şeklinde konuştu.

HİPNOZ OLMAYAN BİLGİYİ ARTIRMAZ

Hipnozla başarı oranının yüzde 95-98 seviyelerinde olduğunun da altını çizen Uysal, “Örneğin 7. sınıf öğrencisi bir kızımız geldi. Sınava girdiğinde herkesin korkudan ağladığını ancak kendisinin daha önce bu sınavı yaşadığını ve bu nedenle çok sakin olduğunu anlattı. Çünkü biz kendisine hipnozla bu sınavı daha önce yaşattık. Böyle öğrenciler teşekkür için sonradan bana çok geliyor. Ama şunu belirtmek isterim hipnoz olmayan bilgiyi artırmaz. Sadece olanı yüzeye çıkarır” şeklinde ifade etti…

Boneli sınavda iki farklı karar

21 Mayıs 2009

Başörtüsünü çıkarıp bone ile sınava girdi. Aynı kıyafetle üç farklı derslikte ter döktü. Ancak sonuçlar farklı oldu.
Açıköğretim Fakültesi öğrencisi olan Hatice Demir, kıyafeti yüzünden ilginç bir mağduriyet yaşadı.

Sorun yaşamamak için bir şey söylenmemesine rağmen başörtüsünü çıkartıp sınava bone ile giren Hatice Demir, yine de dersten geçirilmedi. Başka bir derslikte aynı şekilde girdiği üçüncü sınavdan ise tam not aldı.

Büyük sıkıntılar çekerek eğitimine devam ettiğini söyleyen Hatice Demir, “Yaşadığım sıkıntılar hep beni kamçıladı. 4 çocuğum var ve azmimle onlara örnek olmak istiyorum.” dedi. Babasının bilgisizlik sebebiyle kendisini okutmadığına dikkat çeken Demir, maruz kaldığı olayı anlatırken gözyaşlarını tutamadı: “Bunlar eğitimci ve üniversite mezunu insanlar. Onlar neden eğitimime engel olmaya çalışıyorlar?”

Zaman’dan Ayşegül Aybar’ın haberine göre 38 yaşındaki Hatice Demir’in birinci sınıfı geçmek için 3 dersi kalmıştı. 3-4 Nisan tarihlerinde sınava girecek ve sınıf atlayacaktı. Yenibosna İlköğretim Okulu’ndaki sınav yerine gittiğinde gözetmenler önce başörtüsüyle giremeyeceğini söyledi. Araya okul müdürü girince sorun tatlıya bağlandı. Başörtüsünü çıkartarak bone ile soruları cevapladı. Farklı bir derslikteki üçüncü sınava da aynı şekilde girdi.

Ancak geçtiğimiz gün adresine gelen sınav sonuç kâğıdı ile adeta beyninden vurulmuşa döndü. İlk iki ders için ‘kılık kıyafet kurallarına uymadığınız için 0 aldınız’ yazıyordu. Farklı bir derslikte girdiği üçüncü sınavın karşısında ise aldığı not vardı. Kandırıldığını anlayan Hatice Demir, “Önce sınava girmeme izin verdiler sonra üzerinde ‘0′ yazan belge gönderdiler. Üstelik sınav gözetmeni bayan da kot pantolon giyerek kılık kıyafet kuralını ihlal etmişti.” diye isyan etti.

İlköğretimden sonra okula devam edemeyen genç kadın, evlenir evlenmez eşinin de desteğiyle Açıköğretim Lisesi’ne yazıldı. Ortaokul ve liseden sonra Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümüne kayıt yaptırdı. Sınıfı geçmek için 3 dersi kalan Demir, başörtülü olarak sınava giremeyeceği söylenerek önce geri çevrildi, sonra sınava alındı, ardından da kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığı gerekçesiyle sıfır ile dersten bırakıldı…

KPSS’yi bekleyenler dikkat

21 Mayıs 2009

Kamu Personel Seçme Sınavı’nı dört gözle bekleyenler için kötü haber. Bu yılki sınavın hedefindeki grub belli oldu.
KPSS bu yıl sadece öğretmenlik ve A grubu kadroları için yapılacak.

Sınavı gerçekleştirecek Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) ilanına göre, 2009-KPSS, lisans düzeyinde sadece A grubu ve öğretmenlik kadroları için 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde Cumartesi günü sabah ve öğleden sonra, Pazar günü sabah ve öğleden sonra olmak üzere dört oturumda, Türkiye’de tüm il merkezleri ile KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirilecek.

2009-KPSS sonuçları B grubu kadrolar için kullanılmayacak. Bu nedenle 2009-KPSS’ye, sadece A grubu (Başbakanlık, bakanlıklar, bunların müsteşarlık, başkanlık ve bağımsız genel müdürlük düzeyindeki bağlı ve ilgili kuruluşları ile bağlı ortaklıklarındaki özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutulan mesleklere ilişkin kadro ve görevler ile il özel idareleri ve belediyelerin teftiş kurulları) ve öğretmenlik kadrolarına atanmak isteyen lisans mezunları ile bir lisans programından mezun olabilecek durumdaki adaylar girebilecekler.

BAŞVURULAR

Sınava başvurular, 27 Nisan-8 Mayıs 2009 tarihleri arasında yapılabilecek. Başvurular, ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinin ve belirli ortaöğretim kurumlarının açacakları başvuru merkezlerince yürütülecek. Başvuru merkezleri ÖSYM’nin “www.osym.gov.tr” internet adresinde yayınlanacak.

Sınava katılmak isteyen adaylar, kılavuz ile aday bilgi formuna başvurma süresi içinde ÖSYM’nin internet adresinden ulaşacaklar. Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacak.

2009-KPSS kılavuzunda başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili ayrıntılı bilgiler yer alacak. Sınava başvuracak adayların kılavuzu diKkatli incelemeleri öneriliyor.

2009-KPSS sonuçları, sadece A grubu ve öğretmen kadroları için sınav tarihinden itibaren 2 yıl geçerli olacak…

Darüşşafaka 81 öğrenci alacak

21 Mayıs 2009

İş Bankası, 2008 yılında Darüşşafaka ile birlikte başladığı ”81 İlden 81 Öğrenci” projesine yeni eğitim döneminde de devam edecek.
İş Bankası, 2008 yılında Darüşşafaka ile birlikte başladığı ”81 İlden 81 Öğrenci” projesine yeni eğitim döneminde de devam edecek. Banka, yeni eğitim yılında Darüşşafaka’da, 81 öğrencinin daha eğitim giderlerini üstlenecek.

Bankadan yapılan yazılı açıklamaya göre, 31 Mayıs;ta 20 merkezde yapılacak Darüşşafaka Eğitim Kurumları sınavı öncesinde, çeşitli illerde tanıtım toplantıları düzenlenerek öğretmen ve veliler bilgilendiriliyor.

Babası hayatta olmayan başarılı çocuklara, ilköğretim 4. sınıftan lise son sınıfa kadar tam burslu, yatılı ve İngilizce eğitim imkanı sağlayan Darüşşafaka, bu yıl sınav merkezi sayısını 16′dan 20′ye çıkardı. Darüşşafaka sınavları, 31 Mayıs’ta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Ağrı, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mersin, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’da yapılacak.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 1999 ve daha sonraki yıllarda doğmuş, 2008-2009 öğretim yılında 3. sınıf öğrencisi olan, sağlık ve diğer yönlerden yatılı okulda öğrenim görmesinde sakınca bulunmayan öğrencilerin, 29 Mayıs’a kadar sınava katılmak için başvuruda bulunabileceği kaydedildi.

Sınavlarla ilgili ayrıntılı bilgiye ”http://www.darussafaka.org” adresinden ulaşılabilecek.

İş Bankası, ”81 İlde 81 Öğrenci” projesi kapsamında, Darüşşafaka sınavlarını kazanan il birincisi 81 öğrencinin tüm eğitim giderlerini, üniversite hayatlarının sonuna kadar karşılayacak. Projeyle, burs verilen ilk 81 öğrencinin üniversiteden mezun olacakları 14. yıla gelindiğinde, toplam 1134 öğrencinin eğitim giderlerinin banka tarafından karşılanmış olacağı öngörülüyor..

Bu soru Atatürk’e hakaret mi?

21 Mayıs 2009

Açık lise sınav sorusunda Atatürk ile ilgili bir soru ortalığı karıştırdı. Eğitim-İş Genel Sen’e göre bu soru hakaret.
Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, hafta sonu yapılan açık lise sınav sorularının birinin ”Atatürk’e hakaret niteliğinde olduğunu” öne sürdü.

Adıbelli, yaptığı yazılı açıklamada, 16 Mayıs Cumartesi günü yapılan sınavda yöneltilen bir soruyu eleştirerek, şunları kaydetti:

”TC Devrim Tarihi ve Atatürkçülük-1 dersine ait 11. sınav sorusu Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e apaçık hakarettir.

Soru, kitapçıkta ‘Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün kişisel özelliklerinden biridir?

a) Hayalperest oluşu, b) Maceracı oluşu, c) Mantıklı oluşu d) Mandacı oluşu’ şeklinde yer almıştır.

Bu sıfatların Türk ulusunun makus talihini yenmesinin ötesinde bütün mazlum ulusların idolü haline gelmiş bir kahramanın adıyla birlikte alınmasını cehaletin doruğu olarak değerlendiriyoruz. Aksi halde bu sıfatların Atatürk’ün adıyla birlikte bir soruda seçenek olarak dahi verilmesi onun aziz hatırasına ihanet, Türk ulusuna hakarettir.”

Yüksel Adıbelli, ”Milli Eğitim Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırdıklarını” da belirtti…

ÖSS’ye başvurular bugün sona eriyor

21 Mayıs 2009

2009-ÖSS’ye, 2008-2009 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesinin son sınıfında okuyan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar, ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları bu şartları taşıyanlar başvurabilecek.

Sınava belirtilen özellikleri taşıyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilecek ancak bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2009-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilmeyecek.

2009-2010 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve önlisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek isteyenlerin yanısıra yurt dışında öğrenim görmek isteyen adayların da başvurmaları gerekiyor.

KILAVUZ 2 TL KARŞILIĞINDA ALINACAK

Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okuyan öğrenciler okullarının bağlı olduğu başvuru merkezinden, mezun adaylar diledikleri başvuru merkezlerinden içerisinde 2009-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan “2009-ÖSYS Kılavuzu”nu 2 TL karşılığında edinebilecek.

Mezun adaylardan 2007 veya 2008 ÖSYS’ye başvurmamış olanlar ile son başvurusuna göre öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar, başvurularını istedikleri başvuru merkezlerine yapabilecek.

Mezun durumdaki adaylardan 2007 veya 2008 ÖSYS’ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar ise başvurularını bireysel olarak internet aracılığıyla ya da diledikleri bir başvuru merkezine yapabilecek.

Ortaöğretim Kurumu Müdürlükleri, ÖSYS Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları, başvuru merkezi olarak görev yapacak.

2009-ÖSS ücreti ile YDS ücreti, bu yıl da artırılmadı. 2009-ÖSS için adaylar 40 TL, YDS için bu ücrete ek olarak 10 TL daha ödeyecek. Sınavsız geçiş yapacak adaylardan 10 TL alınacak.

Sınavsız geçiş dahil 2009-ÖSYS’ye ilişkin başvurma sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler, kılavuzda yer alıyor…

İşte sınav öncesi

21 Mayıs 2009

Sınavlar yaklaşıyor, öğrenciler kaygılı! Peki beş adımda bu kaygıların tamamından kurtulmak ister misiniz?
Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyecek sınavlar yaklaştıkça öğrencilerin kaygıları da artıyor. Peki bu kaygılardan kurtulmak mümkün mü? Bu konuda yıllarca eğitim seminerleri düzenleyen Psikolog İrfan Bozkurt, beş adımda bu kaygılardan kurtulma yollarını anlattı.

İşte Bozkurt’un sihirli adımları;

Sınav kaygısı nedir?

Sınav kaygısını tarif etmeden önce kaygının ne olduğunu tarif etmenin uygun olduğunu düşünüyorum.

Kaygı: Aslında tehdit edici bir uyarıcı olmadığı halde, tehdit edici olarak algılanan herhangi bir uyarıcıya karşı teyakkuz halinde olma durumuna denir.

Sınav kaygısı ise; kendisi tehdit edici olmadığı halde, sınavı tehditmiş gibi algılamamız sonucunda ,önceden edinilen bilgileri sınav sırasında kullanılamayışımız ve performansımızın düşmesi durumudur.

Basit bir modelle sınav kaygısının daha net anlaşılmasını sağlayabiliriz

A (olay ya da durum), B (durumu yorumlamamız), C(sonuç)

Öss,oks vb.. Türkçeyi ful çıkarmalıyım

Eğer ful çıkaramazsam sınavı kazanamam

Sınavı kazanamazsam başarısız biriyimdir kaygı.

Yani kaygıya neden olan sınavın kendisi değil ,sınavı nasıl yorumladığımızdır.

Yukarıda ki modelde (A) yani olay değil,(B) olayı nasıl yorumladığımız bizim kaygı ile sonuçlanan tepkimize yani (C)’ye neden olmakta.

Bizim olay ve durumları (sınavları),kaygıya yol açacak şekilde yorumlamamıza sebep olan geçmişten getirdiğimiz ,yanlış öğrenme yaşantıları ,düşünce hatalarımız vardır.

Peki(A) olay ve durumları,(C) kaygı ile sonuçlanacak şekilde yorumlamamıza sebep olan düşünce hatalarımız nelerdir?

1-keyfi çıkarsamalarda bulunmak
Olaylar arasında ispatlanmamış ilişkiker kurmaktır.
Örnek:sözele iyi çalıştım ama başarılı olamadım.bende bir gariplik olmalı

2-“ya hep ya hiç düşüncesi”
“ asla”,”her zaman”,”kesinlikle”gibi kesinlik ihtiva eden ifadeler kullanıp gösterilen iyi performans da olsa performansı değersizleştirmektir.

Örnek:Türkçeden kesinlikle tam net çıkarmalıyım.bir boş bırakırsam başarısızımdır.

3-aşırı genelleme yapmak.
Tek bir olumsuz olaydan hareket ederek bu durumu diğer olaylara genellemek.

Örnek:geçen sene kazanamadım .Bu sene de kazanamayacağım

4-olumsuza odaklanma:
Mevcut durumun olumlu yanlarını görmektense ,olumsuz yanlarına odaklanmaktır.

Örnek:son dört deneme sınavının üçünde yüksek puan almasına rağmen öğrencinin en son sınavda vasat bir puan almasına üzülmesi,ona odaklanması.
5-etiketleme:
Önemsiz bir olaydan hareketle bireyin kendini ya da başkalarınıetiketlemesidir.

Örnek:Mat 2’den 10 boşum var.ben başarısızım

Sınav kaygısına sahip öğrencilerin bu tip düşünce hataları vardır.burada amaç bu tip düşünce hataları olan öğrencilere bu hataların kendilerinde var olduğuna dair farkındalık kazandırmak,düşünce hatalarının yerine yeni ,olumlu ,alternatif düşünceler yerleştirebilmektir.tabi bu düşünce hatalarına onları iten kendileri ile ilgili olumsuz temel inançların öneminin altını çizmek gerekir.neden bazı öğrenciler yukarıdaki düşünce hatalarını yapıyorken ,bazıları bu düşünce hatalarını yapmaz?

Burada ebeveynlerin istemeden yaptıkları hatalara da değinmek gerektiğini düşünüyorum.en başta kaygının su çiçeği gibi,grip gibi bulaşıcı olduğunu bilmemiz gerekir.kaygılı öğrencilerin ebeveynlerini dinlediğimizde, öğrencilerdeki kaygı belirtilerinin onlarda da olduğunu, birer model olarak anne ve babaların kaygılarını çocuklarına bulaştırdıklarını görürüz. Sınava hayat memat meselesi gibi bakan anne babalar ,bu kadar büyük bir anlam yükledikleri sınavla ilgili kaygılarını çocuklarına sirayet ettirmekten maalesef kendilerini alı koyamazlar…

Sakarya alarmda

21 Mayıs 2009

Sakarya’nın Akyazı ilçesinde, silahlı saldırı sonucu bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olaydan sonra geniş güvenlik önlemleri alındı.

Akyazı ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıda, doğu kökenli 1 kişi ölmüş bir kişi de yaralanmıştı. Saldırının ardından Vali Hüseyin Atak başkanlığında geniş katılımlı güvenlik toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından ilçenin giriş çıkışları polis tarafından kontrol altına alındı. Tüm araçlar tek tek aranırken, sürücülerin kimlikleri sorgulandı. Önceki gün meydana gelen olayda, doğu kökeli Savaş Güler ve kardeşi Recep Can Güler, henüz belirlenemeyen bir nedenle Z.B. ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Z.B., Savaş Güler ile Recep Can Güler’e tabancayla ateş etti. Hastaneye kaldırılan Savaş Güler ölürken Recep Can Güler’in tedavisi sürüyor. Kaçan zanlı Z.B.’nin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Bu haber 280 kez okundu..